Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

                                              Boşanma Davası Dilekçesi  

NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
(Aile Mahkemesi Sıfatı İle)

DAVACI : Adı ve Soyadı, T.C. Kimlik No.
Adres
VEKİLİ : AV.AYTAÇ ER                                                                                                                                                         Reşatbey mh.Türkkuşu cad.Günep panorama iş Merk.B Blok Kat:8 no:801 Seyhan/ADANA

Tlf: 322 458 4432 – 0532 113 1508


DAVALI : Adı ve Soyadı
Adres
DAVA KONUSU : Boşanma
AÇIKLAMALAR :
1- Müvekkil ile davalı 2006 yılında tanıştıktan sonra 8–9 ay kadar bir süre arkadaşlık edip birbirlerini tanıdıktan sonra evlenmeye karar vermiş ve ailelerinin bilgi ve rızası dışında davalının müvekkilden kendisini kaçırmasını istemesi üzerine müvekkil de bu teklifi kabul etmiş ve bu şekilde yani kaçarak evlenmişlerdir. Müvekkil annesi, babası ve iki kardeşi ile birlikte yaşamakta olup kardeşlerinden biri zekâ geriliği nedeniyle özel ilgiye muhtaçtır. Ancak kimseye bir zararı bulunmamaktadır. Müvekkil evlilik öncesi davalı eşine tüm bunları yani ailevi durumunu tam ve eksiksiz olarak anlattığı gibi davalıyı ailesi ile de tanıştırmıştır. Yine evlenmeden önce asgari ücretle çalıştığını ayrı bir ev tutup burada kalmalarının maddi olarak mümkün olmadığını bu nedenle evlendikten sonra maddi imkânlarının iyileşmesine kadar ailesi ile birlikte oturacaklarını söylemiş davalı da bunu kabul etmiş hatta kendisini kaçırmasını teklif etmiştir. Davalı ile müvekkil bu şartlar altında evlenmişlerdir.
2- Taraflar evlendikten 1 hafta kadar sonra davalı müvekkile ayrı bir eve çıkmak istediğini beyan etmiştir. Bunun üzerine müvekkil davalıya ailesi ile birlikte oturacaklarını evlenme öncesinde kendisine söylediğini ve ayrılmalarının maddi olarak mümkün olmadığını söylemiştir. Bunun üzerine davalı sesini yükselterek bağırmaya başlamış ve tartışma çıkarmıştır. Aynı gün akşam işyerine çalışmaya giden müvekkil sabah işten döndüğünde eşinin evde olmadığı görmüş ve ailesine sorduğunda da kendi ailesinin evine gittiğini öğrenmiştir. Bunun üzerine müvekkil eşini geri getirmek için davalının annesinin evine gitmiştir. Davalının annesi müvekkile “bugün kalsın, kendisiyle konuşurum ikna ederim, o da aklını başına alır gelir” şeklinde beyanda bulununca müvekkil evine geri gitmiştir. İşi (şoförlük) gereği iki günlüğüne şehir dışına çıkan müvekkil geldiğinde eşinin hala gelmediğini görünce tekrar ailesiyle görüşmüş ve davalıyı geri getirmek için davalının ailesinin yanına gitmiştir. Davalı ailesi her iki tarafa da nasihat ederek davalıyı müvekkilin evine dönmeye ikna etmişler ve müvekkil de davalıyı ve giderken götürdüğü eşyalarını alarak eve dönmüştür. Evliliğin henüz ilk haftasında davalının sebepsiz olarak bu şekilde evini terk etmesi manidardır.
3- Davalı bu şekilde eve döndükten sonra sürekli olarak evini ayırmak konusunda müvekkile baskılar yapmış evde sorunlar çıkarmış ve hatta müvekkil ve müvekkilin babasına ağır hakaretlerde (kavat, alçak, şerefsiz vs) bulunmuştur. Müvekkil ise tüm bu tatsız olaylar yaşanırken sürekli olarak davalıya, asgari ücretle çalıştığını, bu parayla kiralık ev tutsalar bile geçimlerini sürdürmelerinin imkânsız olduğunu, ailesinin de kendisini ayırmak istediğini, ancak şartların uygun olmadığını, bir süre daha ailesinin desteğine ihtiyaç duyduğunu, bu şartlar altında ayrılamayacaklarını, bir süre daha bu şekilde devam etmeleri gerektiğini beyan ederek davalının isteğini şimdilik reddetmiştir. Yine böyle bir tartışmanın olduğu bir gün akşam işe giden müvekkil sabah işten döndüğünde, davalı eşinin yine evden gittiğini öğrenmiştir. Geri getirmek için eşinin ailesinin yanına giden müvekkil eşinden “ya evi ayır ya da bir daha gelmem, boşanırız” cevabını almıştır. Bunun üzerine müvekkil kendi evine dönmüştür. Birkaç gün davalı kendi ailesinin evinde kaldıktan sonra ailesinin kendisini ikna etmesi üzerine müvekkil giderek kendisini tekrar evine getirmiştir. Tüm bu süreçler yaşanırken müvekkil eşini ihmal etmemiş aksine sürekli kendisiyle ilgilenmiş, kendisine zaman ayırmıştır. Haftada 2–3 kez birlikte zaman geçirmek için eşiyle birlikte dışarıya çıkmış eşini pastane, lokanta gibi sosyal mekânlara götürmüştür.
4- Davalı bu dönüşünden sonra da sürekli olarak aynı baskıları yapmaya ve sorunlar çıkarmaya devam etmiştir. Müvekkile sürekli olarak “işten çık, başka iş buldun mu, evi ne zaman ayıracaksın, ayırmazsan giderim, kendimi öldürürüm” şeklinde tehditlerde bulunmuştur. Yine sürekli olarak müvekkile boşanmak istediğini beyan etmesine rağmen müvekkil de ısrarla evliliğini sürdürmek istediğini beyan edince, müvekkile kendisini öldüreceğini beyan ederek tehditlerde bulunmuştur. Bu süreçte müvekkilin ailesi ve aile çevresi de yıpranmış ve müvekkilin aile birlikteliğini kurtarmak ve sorunlarını sonlandırmak adına kendisine iş olanakları bulmaya çalışmışlardır. Bu bağlamda müvekkilin amcası müvekkile çayırlı ilçesinde balık üretim tesisi açmak istediğini ve müvekkilin de bu tesiste yüksek bir maaşla çalışmasını teklif etmiştir. Müvekkil bu teklifi eşine iletmiş ve bu şekilde hem daha çok gelir elde edeceklerini hem de ayrı bir evlerinin olacağını beyan etmiştir. Ancak davalı ben Erzincan’dan ayrılmam diyerek bu teklifi reddetmiştir. Müvekkil sorunların maddi imkânsızlık ve birlikte yaşamaktan kaynaklandığını bu teklifi kabul ederlerse bu sorunların ortadan kalkacağını beyan ederek bu konuda kendisine ısrarcı olmuştur. Bu ısrar üzerine davalı yine evi terk etmiştir. 1 hafta sonra müvekkil davalının ailesini yanına gidip durumu anlatınca davalının ailesi de davalıya kızarak “daha ne istiyorsun, neden sorun çıkarıyorsun” şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır. Bunun üzerine davalı ısrar etmeyin, ben gitmem, öldürseniz de gitmem şeklindeki beyanlarla teklifi reddetmiştir. Bunun üzerine müvekkil “o halde gitmeyelim ancak ayrılmak konusunu bir süre gündeme getirme, iyi bir iş buluncaya kadar yine birlikte oturalım” diyerek eve dönmesini teklif etmiştir. Davalı da bu teklifi kabul ederek eve dönmüştür. Bu olaydan bir süre sonra yine müvekkil Erzurum ilinde aylık 1200 Yeni Türk Lirası maaşlı bir iş bulmuştur. Davalı yukarıda ki gerekçelerle müvekkilin bu işi de kabul etmesini engellemiştir. Akabinde de sık sık müvekkile “ben aileni istemiyorum, sen ne biçim erkeksin, erkek değilsin, erkek olsan evi ayırırdın, karı gibi annen ve babanla oturuyorsun, vs” şekilde hakaretlerde bulunmuştur.
5- Davalı tüm bu davranışları ile yani müvekkil ve ailesine hakaretler ederek ve sürekli evi terk ederek, müvekkildeki sevgi ve saygının tükenmesine ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olmuştur. Son olarak birkaç hafta önce bu davranış ve hakaretleri üzerine müvekkilin ailesi müvekkile biz size destek olmak istiyoruz ama eşinin davranışlarını artık biz de kaldıramıyoruz, eşini al evini ayır demişlerdir. Müvekkil de ailesine maaşım çok az bir süre daha bizi idare edin demiştir. Bunun üzerine müvekkilin eşi de tamam bir süre daha birlikte yaşayalım demiştir. Ancak akabinde müvekkil işe gidince müvekkilin ailesi ile tartışmaya başlamış ve müvekkilin babasına komşularının da olduğu bir ortamda “kavat bana karışma, senin ağzına …” şeklinde küfürlerde bulunmuş ve evden gitmeye kalkışmıştır. Müvekkilin ailesi engellemeye çalışınca kendisini engellememelerini yoksa kendisini asacağını söylemesi üzerine gitmesine izin vermişlerdir. Oysa müvekkilin babasının kredi kartı bile evlilik süresince çoğu zaman davalı tarafından kullanılmıştır.
6- Davalı müvekkile sürekli olarak telefonunun çok arandığını, kendisini aldattığını da beyan ederek müvekkili kırmış ve eşler arasındaki sadakat ve saygıyı da yıkmıştır. Tüm bu şartlar altında sayın mahkemenizin de takdir edeceği üzere davalının davranışları neticesinde evlilik birliği temelinden sarsılmış, devamı müvekkilden beklenemez bir hale gelmiş ve evlilik birliğinin korunmasında gerek eşler gerekse de toplum için korunması gereken bir menfaat kalmamıştır. Tüm bu nedenlerle iş bu boşanma davasını açmak zaruretimiz hâsıl olmuştur.
DELİLLER : Nüfus aile kayıt tablosu, tanık, yemin vs her tür yasal delil.
HUKUKİ NEDENLER : MK. md. 166 HUMK. ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda kısaca arz edilen nedenlerle davamızın kabulü ile müvekkil ile davalının evlilik birliğinin temelinden sarılmasına dayalı olarak boşanmalarına, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini davacı vekili olarak sayın mahkemenizden arz ve talep ederim. …/…/…

Davacı vekili
Avukat Adı ve Soyadı                                                                                                                                                          AV.AYTAÇ ER
  İmza

Yorum Bırakın
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Kabul Et
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları