Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

AVUKAT ARAMA AVUKAT BULMA

Avukat arayan kişilerin, işlerinin yürütüleceği adliyeye ya da kendilerine yakın çevrede olan bir avukat bulmaları gerektiği konusundaki inancı doğru mudur?

Adana gibi büyük ve adliyelerin henüz bir araya toplanmamış olduğu bir şehirde, avukat seçimi yaparken adliyeye yakın avukat mı, vatandaşın kendisine yakın bir avukat mı vekil tayin edilmeli kaygısı, müvekkillerimizde sık rastladığımız bir kaygı olmuştur.Aslında bu yakınlık kriteri, avukat vekil etmekte pek de ön sırada olmamalıdır. Ancak başka bazı kriterlerden ( örneğin bilgili avukat, zeki avukat, işini takip eden avukat, çalışkan avukat, genç avukat, yaşlı avukat vs. ) sonra sıra avukatın nereye yakın olduğu kriterine geldiğinde bizce durum aşağıdaki gibi değerlendirilebilir.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda görüyoruz. Avukatlar, Türkiye’nin her yerinde dava açabilme yetkisine sahiptirler. Sadece bulundukları il dışında sürekli iş almazlar. Yani orada büroları varmış gibi faaliyet gösteremezler. Adana avukatı vb. ayrımlar da sadece avukatın nerede bürosu olduğu anlamında yapılabilir. Kanuni bir sınıflandırmada ise her ilin barosu vardır ve buna göre avukatlar örneğin, Adana barosu avukatı, Osmaniye barosu avukatı diye nitelendirilebilirler.

Adliyeye Yakın Avukat

Bu değerlendirme yapılırken dikkat edilmesi gereken bir önemli husus, davanın zannedildiği gibi her zaman için davacının ya da davalının olduğu yerde açılmayabileceğidir. Öncelikle çoğu davada yetki yani adliyenin yeri itirazı yapılmaması halinde, yetki yani davanın nerede açıldığı önemli olmaz. Dava bazı davalarda örneğin gayrimenkulün bulunduğu yerde, bazılarında ki örneğin boşanma davaları ve tanıma ve tenfiz davalarında ister davacının ister davalının bulunduğu yerde, trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında kazanın olduğu yer adliyesinde, davacının olduğu yer adliyesinde, davalının olduğu yer adliyesinde, şoförlerin olduğu yer adliyesinde, sigorta şirketinin veya acentesinin olduğu yer adliyesinde de dava açılabilmektedir. Örneğin bir trafik kazası Mersinde olmuşsa bile muhtemelen karşı tarafın sigorta şirketi genel müdürlüğü Adana’ da olacağından bu davanın Adana’ da açılması da mümkün olabilecektir. Nitekim uyap sisteminin gelişmesiyle davalar uyap üzerinden de açılabilmektedir.

Avukatın, davanın açılacağı adliyeye yakın olması kriteri çok önemli değildir. Neticede Adana avukatlarının hepsi, Adana’ nın her adliyesinde açılacak davalara bakmaktadır. Sadece kendisine çok uzak olan bir adliyede görülebilecek olan bir davayı almak istemeyebilir. 

UYAP sisteminden, avukatların dosyaların durumları hakkında epey detaylı bilgi alabildikleri günümüzde, avukatın adliyeye yakın olup olmaması bu bakımdan da çok önem taşımamaktadır. Ancak bazen, bazı bilgiler bu sistemde yer almamakta ve bir belgenin görülebilmesi için o adliyeye gitmek gerekebilmektedir. Dosyada bir işlemin yapılabilmesi aşamasında ise UYAP sistemi şimdilik çok etkin olamamaktadır. Bu nedenle avukatın, örneğin bir harç yatırması gerektiğinde adliyeye gitmesi gerekebilmektedir. Kendisine uzak olan bir adliyeye de avukatın elbette gidebileceği ancak bunun zaman alacağı ya da bir eleman kullanmak zorunda kalacağı, bunun da o avukata bir maliyeti olacağı ve bu maliyetin bazen müvekkile verilen fiyata tesir edebileceği düşünüldüğünde netice olarak bir avukatın, işin görüleceği adliyeye yakın olmasında fayda vardır diyebiliriz