CEZALARIN TOPLANMASI
8. Ceza Dairesi 2010/14558 E., 2010/14136 K.
Hükümlü M……'in, piyasaya sahte para sürmek suçundan (İzmir Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 16.07.2007 tarihli ve 2007/121 esas, 2007/246 sayılı kararı ile mahkum olduğu 2 yıl 6 ay hapis cezası ile kamu malına zarar vermek suçundan (İzmir Onbirinci Asliye Ceza Mahkemesi)'nin 30.12.2008 tarihli ve 2007/473 esas, 2008/866 sayılı kararı ile mahkum olduğu mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektiril meşine karar verilen 4 ay hapis cezasının infazı sırasında, bu cezaların toplanması talebinin reddine dair (İzmir Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 03.05.2010 tarihli ve 2010/428 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile 4 ay hapis cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesi uyarınca 2 yıl 10 ay hapis olarak toplanmasına dair (İzmir Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 tarihli ve 2010/452 değişik iş sayılı kararını kapsayan infaz dosyası ile ilgili olarak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer alan "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir." biçimindeki düzenleme karşısında, toplamanın şartla salıverilme için gerekli olduğu, infaz biçimi, infaz edilecek ceza süresi ve infaz sonuçları farklı bulunan cezaların toplanmasının karışıklıklara yol açacağı, somut olayda mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ne karar verilen ilamdaki cezanın diğer ceza ile toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Mü-dürlüğü'nün 21.10.2010 gün ve 65253 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 09.11.2010 gün ve KYB-2010/275425 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Hükümlü Metin'in, İzmir Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.07.2007 gün ve 2007/121-246 sayılı kararı ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 197/1, 62. madde ve fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı,
2- İzmir Onbirinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.12.2008 gün ve 2007/473 Esas 2008/866 Karar sayılı kararıyla hükümlünün, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a., 168/1., 58/6. madde ve fıkraları uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektiril meşine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
3- İzmir C.Başsavcılığı tarafından hükümlü hakkındaki ilamlarda yer alan hapis cezalarının toplanmasına karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, İzmir Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.05.2010 gün ve 2010/428 D.İş sayılı kararıyla özetle, infaz biçimi, infaz sonuçları ve infaz edilecek ceza süresi birbirinden farklı olan ilamlarda belirtilen cezaların toplanmasının mümkün olmadığı, İzmir Onbirinci Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki hükmün infazında 5275 sayılı Yasa'nın 108. maddesinin, Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki hükmün infazında ise aynı Yasa'nın 107. maddesinin uygulanacağı; anılan maddelerde infaz edilecek ceza süresi ve infaz sonuçlarının farklı olarak düzenlenmesi nedeniyle ilamlardaki hapis cezalarının toplanamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği,
4- İzmir C. Başsavcı I ığı'nın bu karara itirazı ve mahkemenin İtirazı reddetmesi üzerine, itirazı inceleyen İzmir Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.06.2010 gün ve 2010/452 D.İş sayılı kararıyla özetle, 5275 sayılı Yasa'nın 99. maddesinde aynı Yasa'nın 107. maddesinin yani şartla tahliye hükümlerinin uygulanabilmesi için mahkemeden bir toplama karan isteneceğinin amir hüküm olduğu, maddede herhangi bir istisnaya yer verilmediği, zira yasanın amacının içtimalı bir hüküm için tek bir deneme süresinin belirlenmesi ve hükümlerin infazı sırasında bir ilamın ceza müddetinin diğer cezanın deneme süresi içerisine girmesini engellemek olduğu, mükerrirler için şartla tahliye süresinin farklı olmasının farklı infaz rejimine tabi olduğu anlamına gelmeyeceği, infazı yapacak olan C. Başsavcı I ığı'nın her bir ilamın yatar sürelerini ayrı ayrı hesaplayıp müddetnamede göstermesinin olanaklı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile İzmir Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükümlü hakkındaki hapis cezalarının 5275 sayılı Yasa'nın 99. maddesi gereğince toplanarak 2 yıl 10 ay hapis cezası olarak infazına karar verildiği,
Dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
5275 sayılı Yasa'nın 99. maddesine göre, bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar; ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir. Bu düzenleme ile, hükümlünün birden çok kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunması halinde infazda kolaylık sağlanması için cezaların toplanması, infazı gereken tüm hapis cezalan için toplam süre üzerinden tek bir şartla tahliye tarihi, deneme süresi ve bihakkın tahliye tarihinin saptanması ve cezaların infazları ile deneme sürelerinin çakışmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Hükümlü hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaların şartla tahliye süreleri ve infaz rejimlerinin farklı olması anılan Yasa maddesinin uygulanmasına engel değildir. Cezaların infazındaki bu farklılık, şartla ve bihakkın tahliye tarihlerinin de farklı olmasını gerektirmeyecek, hükümlünün farklı süre ve rejimlere tabi her bir cezası açısından cezaevinde geçireceği sürelerin C.Başsavcılığı tarafından müddetnamede gösterilmesi yeterli olacak ancak yine toplam ceza süresi üzerinden tahliye tarihleri hesaplanacaktır. Bu itibarla, İzmir Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi kararının kaldırılarak hükümlü hakkındaki cezaların toplanmasına ilişkin İzmir Onbİrinci Ağır Ceza Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılıgı'nın ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcı I iğ ı'na tevdiine, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.