Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

SANIKTAN SON SÖZÜNÜN SORULMAMASI , SAVUNMA HAKKI

,5. Ceza Dairesi 2011/9879 E., 2011/25469 K.


Mühür bozma suçundan sanık B……. Y…….'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.06.2008 gün ve 2006/1437 Esas, 2008/718 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 

Sanığın işlediği kabul edilen mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK.nun 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti yerine anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben 52/2. madde 50/1-a uyarınca bu cezanın paraya çevrilmesi, sanığa hapis cezası verilmesi düşünülüyor ise de aynı Yasanın 50/2. maddesindeki kısıtlama nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 2. ve 3. fıkra hükümleri gereğince adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hususunun tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, 

Karar başlığında suç tarihinin 09/06/2005 yerine, 02/08/2005 olarak gösterilmesi, 

CMK.nun 216/3. maddesine aykırı olarak son oturumda hazır bulunan sanıktan son sözünün sorulmaması, 

İddianame ekli duruşma gününün bildirildiği davetiyenin tebliğ edilmemiş olması ve zorla getirme kararı ile duruşmaya getirilerek sanığın savunmasının alınması karşısında, ilk defa sorgusu sırasında okunan iddianame ile sorgu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği yönündeki CMK.nun 176/4. maddesine aykırı davranıldığı gibi duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğunun da hatırlatılmaması suretiyle CMK.nun 176/4 ve 190/2. maddelerine uyulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 

Sanığın amcası olan tanık C…

…. Y…

…..'ın 5271 sayılı CMK.nun 45/d maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı kendisine hatırlatılmadan, yönteme aykırı biçimde dinlenmesi, 

Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları