Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

6100 Sayılı HMK'da İdari Yargının Görevli Olması  Yargı Yolu

YARGITAY 14. Hukuk Dairesi 
ESAS NO: 2011/13439 
KARAR NO: 2011/13799 

Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı 1475 sayılı parselin tapulama tutanağında 1333 olarak yazılan doğum tarihinin 1331 olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece tespit tutanağındaki doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin hüküm dairemizin 08.11.2011 tarihli kararı ile "... Düzeltmeyi yapacak mercii tapu sicil müdürlüğüdür. Açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir" gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, bu kez tespit hükmü kurulmuştur.
Tapu Sicil Tüzüğünün 87. maddesi uyarınca kadastro çalışmaları sırasında meydana gelen yazım hataları ile ad, soyadı ve baba adındaki yanlışlık ve eksikliklerin düzeltilmesi ilgilisinin başvurusu üzerine tapu sicil müdürlüğünce yapılabilir. Kısaca istemin değerlendirileceği yer tapu sicil müdürlüğüdür. Mahkemece kadastro tespit tutanağındaki yanlışlıkla ilgili bir hüküm kurulamaz. Davacı idari makamın görevine giren bir işi yargı mercii önüne getirdiğinden davanın 6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi hükmü nazara alınarak yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. 
Kaldı ki mahkemece, açıklanan nedenle bozma ilamına uyulmuştur. 09.05.1960 tarihli 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme açıklandığı üzere mahkemenin bozma kararına uymasıyla bozma gereğince işlem yapılması ve hüküm verilmesi halinde taraflardan biri lehine, diğeri aleyhine sonuç doğmaktadır. Buna usul hukukunda usuli müktesep hak denilmektedir. Bu itibarla mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda bir karar vermelidir. 
Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları