Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Davaların Ayrılması - 6100 Sayılı HMK'nun 167. Maddesi...

YARGITAY 14. Hukuk Dairesi 
ESAS NO : 2011/9119 
KARAR NO : 2011/11763 

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.07.2003 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Temel Erdem vekili, davalı A…, O…vekilleri ve davacı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, 1053 sayılı "Ankara, İstanbul ve Nüfusu Yüzbinden Yukarı Olan Şehirlerde İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında" Yasa ve 2560 sayılı İSKİ kuruluş Yasasına istinaden davacı idarenin sorumluluğundaki Çamlıca-Harem-Salacak Ana İsale Hattı güzergahına ait 119 ada 70, 78 ve 81 no'lu parseller üzerinde bina yaparak işgali bulunan davalılar hakkında elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davalılar, usul, taraf teşkili ve esas yönünden davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı T…, O…ve A…'in müdahalesinin önlenmesine, aşırı zarar oluşacağından kal talebinin reddine, diğer davalıların müdahalesi kanıtlanamadığından reddine, 84 parsel ile ilgili dava bulunmadığından bu parsel ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı İSKİ vekili ve davalı A…, O…vekilleri ile davalı T…vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir. Davalıların 70, 78 ve 81 parsel sayılı taşınmazlara elatmalarının önlenmesi ve kal talebinde bulunulmuş ise de dava konusu 81 sayılı parselin DSİ adına müstakilen kayıtlı olduğu, DSİ 70 ve 78 sayılı parsellerde paydaş ise de bu parsellerde DSİ dışında çok sayıda paylı malik bulunduğundan her üç parsel ile ilgili olarak açılan davada fiili irtibat dolayısı ile zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 167. maddesindeki "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder" hükmü gereğince dava konusu her bir parsel yönünden davaların ayrılarak ve taraf teşkili sağlanarak bir hüküm kurulması gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, şimdilik sair itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları