Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Elatmanın Önlenmesi ve Kal - 6100 S. HMK 297/2. md...

YARGITAY 14. Hukuk Dairesi 
ESAS NO : 2011/9198 
KARAR NO : 2011/11343 

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.09.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, yola elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kullanımında olan 17 parsel sayılı taşınmaza tecavüzün men'ine, kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinin 2. fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince;
Davacı, davalının yolu avlu içine alıp, kamelya inşa edip ve ağaç dikerek gerçekleştirdiği müdahalenin kal suretiyle men'ini istemiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu, davalının yolun (A) işaretli 18,37 m2 kısmını tahta avlu ile çevirdiği ve üzerinde bir adet kavak ağacı bulunduğu saptanmıştır. Mahkemece "...17 nolu parsele davalının kullanımında olan 18 nolu parselin 22.06.2010 havale tarihli krokili bilirkişi raporunda kırmızı renk ve (A) harfi ile belirtilen 18,37 m2'lik tecavüzünün menine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Dava, bilirkişi krokisinde (A) ile işaretlenen kısma ilişkin olup, 17 parsel sayılı taşınmazın çap kaydı içinde kalan yerle ilgili herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Hükmün infazında şüphe ve tereddüt oluşturacağından, tecavüz edilen yerleri ve miktarlarını doğru belirtir şekilde hüküm tesis edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları