İşciye Cinsel Tacizde Bulunulması Tazminatsız İş Akti Feshi
T.C. YARGITAY
9.Hukuk Dairesi
Esas: 2009/115
Karar: 2009/26672
Karar Tarihi: 12.10.2009
FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI - İŞ AKDİNİN MAĞAZADA ÇALIŞAN BAYAN PERSONELE HEM CİNSEL TACİZDE HEM DE ETKİLİ EYLEMDE BULUNMAK SURETİ İLE SATAŞMADA BULUNMA NEDENİYLE FESHEDİLDİĞİ - FESHİN HAKLI NEDENE DAYANMASI - DAVANIN KABULÜNÜN HATALI OLUŞU
ÖZET: Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin bayan işçiye hem cinsel tacizde, hem de etkili eylemde bulunmak sureti ile sataşma bulunduğu, bu sataşmasını tanıklar geldiğinde de devam ettirdiği sabittir. Davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmesi haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
(4857 S. K. m. 18, 20, 25) (818 S. K. m. 53) (9. HD. 26.05.2008 T. 2007/37481 E. 2008/12505 K.)
Dava: Davac
ı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı işverene ait işyerinde çalışan davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş akdinin sorumlusu bulunduğu mağazada çalışan bir bayan personele karşı sözle ve elle cinsel tacizde bulunması ve kendisinin bu davranışlarına karşı koymaya çalışan bu personeli darp ederek yaralaması neden ile 4857 sayılı İş Kanunu
’ nun 25/1I-C ve 25/II-D maddeleri uyarınca haklı nedenlerle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin yasal düzenleme gereği fesih nedenlerini ispatlamak zorunda olduğu, davacının ceza yargılaması sonunda müsnet suçtan beraat ettiği, duruşmada dinlenen ortak tanığın duruşma sırasında kısmen ceza yargılamasındaki anlatımı ile çelişki oluşturacak şekilde beyanda bulunduğu, mahkemedeki anlatımının taraflı olduğu, hazırlık aşamasındaki davacıdan kaynaklanan herhangi bir olumsuz davranış ya da söz belirlenmediği yönündeki beyanına itibar edildiği, davalının feshin geçerli bir nedene dayandığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir, işçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/11. fıkrasının c bendi uyarınca işçinin işverenin diğer bir işçisine cinsel tacizde bulunması, haklı fesih nedeni olarak belirtilmiştir, işçinin cinsel taciz niteliğinde olmamakla birlikte uygunsuz sayılabilecek davranışlarda bulunması ve bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde, örneğin bir bayan işçisine telefon etmesi, yemeğe davet etmesi, ısrarlı davranması gibi geçerli nedenden söz edilebilir.
Aynı maddenin II-d maddesi uyarınca, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene, aile üyelerinden birine veya işverenin diğer bir işçisine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek, işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli fesih nedenidir. Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/37481 Esas, 2008/12505 Karar sayılı ilamı).
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır. Hukuk hakiminin ecza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak delilleriyle tespit edilip edilmediği olmalıdır.
Dosya içeriğine göre, 05.11.2006 tarihinde şirket yetkililerinin mağazayı ziyareti sırasında davacı ile bayan çalışan Neslihan İLHAN arasında küfürleşme ve kavga olayı yaşandığına dair tutanak tutulmuştur. Tutanak üzerine olaya karışan davacı ile bayan işçinin savunması istenmiş, davacı savunma vermemiş, bayan işçi ise, işe girdiği tarihten bu yana davacı işçinin kendisini rahatsız ettiğini kendisini, işten çıkarmakla tehdit etmesi nedeni ile ses çıkarmadığını, 05.11.2006 günü depoda yemek pişirirken davacı işçinin arkadan gelip poposunu sıktığını ve göğüslerini çıkarmaya çalıştığını, bağırdığını, davacı işçinin ağzını eli ile kapatmaya çalışıp, boğazını sıktığını, dövüldüğünü, kendisini korumaya çalıştığını beyan etmiştir. Olayın C. Savcılığına intikal etmiş, davacı işçi hazırlık aşamasında, sarkıntılığı kabul etmediğini, diğer işçinin kendisine hakaret ettiğini savunmuştur. C. Başsavcılığınca davacı hakkında müşteki sanık sıfatı ile diğer bayan işçiye karşı cinsel taciz suçunu işlemesi, bayan işçi hakkında da davacı işçiye karşı hakaret ve sair tehdidat suçlaması ile Milas Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Milas Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 29.11.2007 gün ve 56-1088 sayılı ilam ile davacı işçi hakkında cinsel taciz suçunun işlendiğine dair müştekinin soyut iddiasından başkaca delil elde edilemediği gerekçesi ile davacı işçinin beraatına, bayan işçi hakkında açılan hakaret ve tehdit suçlarından şikayetten vazgeçilmesi nedeni ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Ceza mahkemesi dosyası içinde, hazırlık soruşturması sırasında bayan işçinin alman adli raporunda <yüzünde, sol kol arkasında hematom ve sıyrıklar olduğu, basit bir müessir fiile maruz kaldığı> belirtilmiştir.
Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre, davacı işçinin cinsel taciz suçundan, delil yetersizliğinden beraatına dair ceza mahkemesi kararının, hukuk hakimini bağlayıcı yanı bulunmamaktadır. Cinsel suçların, işleniş şekli dikkate alındığında, mağduru tek başına kollama ve görgü tanığına olanak bırakmama gerektiren bir özelliği vardır. Nitekim olay tutanağını düzenleyen tanıklar, davacı ve diğer bayan işçiyi tartışırken ve karşılıklı birbirlerine hakaret ederken gördüklerini, daha öncesini bilmediklerini belirtmişlerdir. Bu tartışma ve hakaret olayının herhangi bir neden olmadan çıkması hayatın olağan akışına aykırıdır. Olayın mağduru diğer bayan işçi, depoda yemek pişirme sırasında davacı işçinin kendisine arkadan sarılması üzerine bağırdığını, ancak davacının kendisini tuttuğunu ve boğazını sıktığını beyan etmiştir. Bayan işçinin bu beyanını, hazırlık aşamasında alınan ancak gerek Sulh Ceza Mahkemesince gerekse hukuk mahkemesince değerlendirilmeyen, <yüzünde ve kolunda sıyrık ve hematom mevcuttur, basit etkili eyleme maruz kalmıştır> ibarelerini içeren adli rapor doğrulamaktadır. O halde somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin bayan işçiye hem cinsel tacizde, hem de etkili eylemde bulunmak sureti ile sataşma bulunduğu, bu sataşmasını tanıklar geldiğinde de devam ettirdiği sabittir. Davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmesi haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 32.40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/13286
K. 2005/7706
T. 8.3.2005
• İŞ AKDİNİN FESHİ ( Davacının İşyerinde Çalışan Bayan İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması/Doğruluk ve Bağlılığa Aykırı Eylem - İhbar ve Kıdem Tazminatının Reddi Gereği )
• İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI ( Davacının İşyerinde Çalışan Bayan İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması/Doğruluk ve Bağlılığa Aykırı Eylem - Haklı Fesih )
• KIDEM TAZMİNATI ( Davacının İşyerinde Çalışan Bayan İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması/Doğruluk ve Bağlılığa Aykırı Eylem - İstemin Reddi Gereği )
• CİNSEL TACİZ ( İşyerinde Çalışan Bayan İşçiye/İş Düzenini Bozacak Nitelikte Doğruluk ve Bağlılığa Aykırı Eylem - İhbar ve Kıdem Tazminatının Reddi Gereği/Haklı Fesih )
• DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA AYKIRI EYLEM ( Davacının İşyerinde Çalışan Bayan İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması - İş Akdinin Haklı Feshi/İhbar ve Kıdem Tazminatının Reddi Gereği )
1475/m. 13, 14
ÖZET : Davacı işçi iş sözleşmesi davalıya ait işyerinde bölge müdürü olarak çalıştığı sırada işyerinde sekreter olarak çalışan bir bayan işçiye cinsel tacizde bulunduğu ve bayan işçinin karşılık vermemesi üzerine işten çıkartmakla tehdit ettiği ileri sürülerek davalı işverence feshedilmiştir. Davacı ile bayan işçi arasında yaşananlar iş düzenini bozacak nitelikte olduğu gibi doğruluk ve bağlılığa da aykırı eylemler niteliğindedir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir.
DAVA : Taraflar arasındaki ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma ile hafta ve bayram tatili gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 8.3.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat G geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi iş sözleşmesi davalıya ait işyerinde bölge müdürü olarak çalıştığı sırada işyerinde sekreter olarak çalışan bir bayan işçiye cinsel tacizde bulunduğu ve bayan işçinin karşılık vermemesi üzerine işten çıkartmakla tehdit ettiği ileri sürülerek davalı işverence feshedilmiştir. Davacı işçi açmış olduğu bu davada feshin haksız olduğunu ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
İşyerinde sekreter olarak çalışan bayan işçinin işverene gönderdiği 7.5.2002 tarihli mektupta davacının eylemleri yer ve zaman belirtilerek açıklanmıştır. İlk olarak işyerinde ve bayan işçinin odasında bu eylemlere giriştiği, ardından çeşitli yerlerde davacı ile birlikte görüldüğü ve baskı sonucu bu eylemlerine göz yumduğu yazılı olarak ifade edilmiştir. Bir süre sonra davacının kıskançlık krizlerine girerek bayan işçinin başka erkeklerle konuşmasını yasakladığı ve işyerinde odasına gelenleri göndermesini istediği bu yönde bayan işçiye baskı yaptığı da anılan yazıda açıklanmıştır. Son olarak bayan işçiyi işten çıkarmakla tehdit ettiği bu şekilde ilişkiye zorladığı hususu da bayan işçinin yazısında yer almıştır. Sözü geçen bayan işçi bu hususları mahkemede de tekrarlamıştır.
Davacı tanıkları ise, bayan işçinin bir başka işçi ile ilişkisinin olduğunu ve bu yüzden davacıya karşı komplo kurulduğunu belirtmişlerse de, şikayet dilekçesinin içeriği ve davalı tanığı beyanına göre davacının sekreter olarak çalışan bayan işçiye karşı işyerindeki konumunu da kullanarak baskı oluşturmak suretiyle duygusal ilişkiye zorladığı anlaşılmaktadır. Gerçekten, bir bayan işçinin nedensiz yere kendisinin cinsel tacize uğradığı yönünde bu kadar ayrıntılı olarak açıklamada bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı işçi, daha sonra bayan işçinin rızasıyla bu tür eylemlerine devam etmişse de, davacının işyerinde haiz olduğu yönetici konumu sebebiyle baskı oluşturarak bu eylemlere giriştiği ve son dönemlerde bayan işçinin karşı çıkmaları üzerine işten çıkartmakla tehdit ettiği ve en nihayetinde bayan işçinin baskılar sonucu istifa ettiği ve aynı gün cinsel taciz iddialarıyla ilgili durumu davalı işverene bildirdiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı ile bayan işçi arasında yaşananlar iş düzenini bozacak nitelikte olduğu gibi doğruluk ve bağlılığa da aykırı eylemler niteliğindedir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir.
3-Mahkemece davacı işçinin bölge müdürü konumunda çalıştığı ve mesaisini kendisinin belirlediği gerekçesiyle fazla çalışma ücreti isteğinin reddine karar verilmiştir. Davacı işçinin son görevi bölge müdürlüğü ise de, daha önce daha alt görevlerde çalıştığı anlaşılmaktır. Bu dönemler için fazla çalışma ücreti hesaplanmalı ve taktiri indirim hususu da düşünülmek suretiyle bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 400 YTL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/6471
K. 2005/35643
T. 10.11.2005
• İŞYERİNDE CİNSEL TACİZ NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHİ ( İhbar ve Kıdem Tazminatı Talebinin Reddi Gereği )
• HAKLI FESİH NİTELİĞİ ( İşçinin İş Sözleşmesinin İşyerindeki Bayan Bir İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması Nedeniyle Feshedilmesi - İhbar ve Kıdem Tazminatı Talebinin Reddi Gereği )
• İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI TALEBİ ( İşçinin İş Sözleşmesinin İşyerindeki Bir Bayan İşçiye Cinsel Tacizde Bulunmasından Dolayı Haklı Sebeple Feshi )
• CİNSEL TACİZ NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN HAKLI NEDENLE FESHİ ( İhbar ve Kıdem Tazminatı Talebinin Reddi Gereği )
• KIDEM TAZMİNATI TALEBİ ( İşçinin İş Sözleşmesinin İşyerindeki Bir Bayan İşçiye Cinsel Tacizde Bulunmasından Dolayı Haklı Sebeple Feshi )
1475/m.14,17/2
ÖZET : Olayların gelişiminden şikayet dilekçesindeki samimi anlatımlarından, ve erkek arkadaşları tarafından iş çıkışında davacı işçinin tartaklanması olgusunu bizzat davacının dahi kabul ediyor bulunması ve işveren vekilince işyerinde tutulan zabıt ve soruşturma tutanakları bu maksatla birimler arasında yapılan yazışmalardan disiplin kurulu değerlendirmesinin isabetli bulunduğu kanısına varılmaktadır. Davacı ve davalı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmamakta olup bilgileri tespit ve tahminlere dayanmaktadır. Tümü birlikte değerlendirildiğinde davacının da sarkıntılıkta bulunduğu iddia olunan F. adlı işçinin de aynı işyerinde çalışan nişanlılarının bulunduğu, davacının önceden T. Bostanlı şubesinde çalışmakta iken bir bayan işçinin eşi ile kavga edip Bahçelievler şubesine gönderildiği, iş hayatında başarılı olsa da amirleri tarafından artık bu şubede çalışmasının uygun bulunmayacağı yolunda görüş bildirildiği ve şikayet olayından sonra savunma alındığında kusurlu bulunarak iş aktinin 17/2'ye göre feshedildiği görülmektedir. Nişanlı olan genç bir kızın ciddi manada ve kabul edemeyeceği derecede sıkıntılarının bulunduğu ve idareye başvurup, sarkıntılık hatta tehdide varan ve bir süre temadi eden cinsel taciz iddiasında samimi olduğu yolunda kanaat hasıl oluşmuştur. Taciz eylemlerinin gerçek olduğu sonucuna varılarak, işverence disiplin kuruluna sevk edilen davacı, savunmasında dahi maddi olayı kabul etmiş olduğundan kusurlu bulunarak iş akti haklı olarak feshedilmiştir. Bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
DAVA : Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, izin ücreti ile kötüniyet ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, davalı şirket işyerinde 1.6.1996 tarihinden itibaren belirsiz süreli hizmet akti ile satış elemanı olarak çalışmakta iken 2.1.2001 tarih ve 270 yevmiye nolu noter tasdikli ihtarname ile hizmet aktinin 1475 sayılı yasanın 17/2. göre feshedildiği, feshe, aynı işyerinde çalışan bir bayan işçinin yersiz şikayetinin neden olduğunu ve feshin haksız olduğunu, çalışılan süreye ilişkin kıdem, ihbar, yıllık izin, kötüniyet ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, işveren cevap dilekçesinde alt iş ilişkilerinin bulunduğu E. Kozmetik firmasına ait reyonda promosyon görevlisi olarak çalışan bayan elemana sözle ve elle cinsel tacizde bulunan davacının iş aktine disiplin kurulunun aldığı karar gereğince haklı nedenle son verildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı verilemeyeceğine diğer istekler için ise hak kazanamadığını belirtmiştir.
Mahkemece, feshe neden olan cinsel taciz iddiası, disiplin kurulu kararı, işyeri yöneticilerinin ve tanıkların yeminli ifadeleri, yazışmalar, değerlendirilip, taciz iddiası somut delillerle kanıtlanmadığından, feshin haksız olduğundan bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık iznin hüküm altına alınması gerektiğine, diğer istemlerin ise koşulları gerçekleşmediğinden reddine şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hükmün kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne dair olan kısmı usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
İşverence, davacının iş aktinin haklı nedenle feshine neden olan olayların gelişimi değerlendirildiğinde T.-Bahçelievler şubesi ile alt iş ilişkisi bulunan E. Kozmetik firmasına ait reyonda çalışan F. adlı bayan işçiye sözle ve elle sarkıntılıkta bulunan davacının reddedilmesine rağmen davranışlarını bir süre daha sürdürdüğü, nihayet 2.1.2001 tarihli elyazısı ile kaleme alınmış şikayet dilekçesi ile durumunu insan kaynakları müdürlüğüne bildirdiği, imzalı sayfa yok ise de bu dilekçenin Bayan F.den başkasına mal edilemediği ve sahiplenilmediğinden işveren vekili A. tarafından soruşturma başlatıldığı görülmektedir.
Ayrıca T. Bahçelievler A. İşletme Müdürü ç. tarafından bilgi için N. Bölge Müdürlüğü Hakem kuruluna çekilen faksta i. nın 24.12.2000 tarihinde çirkin hakaretlerde bulunduğu iddia olunan bir bayanın yakınları tarafından iş çıkışı saat 23 sıralarında parkta hırpalandığı ve olayın polise duyurulduğu, i. olayı kabul etmese de hatalı bulunduğundan başka bir mağazada görevlendirilebileceğini ve gereğinin yapılmasını istemektedir.
Bu olaydan sonra işçinin savunmasının alındığı, inkar etse de durum disiplin kuruluna getirilip değerlendirildikten sonra 2.1.2001 tarih ve 106 nolu disiplin kurulu kararı ile "kusurlu" bulunarak iş akti 1475/17/2. maddesi gereğince feshedilmiştir.
Olayların gelişiminden şikayet dilekçesindeki samimi anlatımlarından, ve erkek arkadaşları tarafından iş çıkışında davacı işçinin tartaklanması olgusunu bizzat davacının dahi kabul ediyor bulunması ve işveren vekilince işyerinde tutulan zabıt ve soruşturma tutanakları bu maksatla birimler arasında yapılan yazışmalardan disiplin kurulu değerlendirmesinin isabetli bulunduğu kanısına varılmaktadır. Davacı ve davalı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmamakta olup bilgileri tespit ve tahminlere dayanmaktadır. Tümü birlikte değerlendirildiğinde davacının da sarkıntılıkta bulunduğu iddia olunan F. adlı işçinin de aynı işyerinde çalışan nişanlılarının bulunduğu, davacının önceden T. Bostanlı şubesinde çalışmakta iken bir bayan işçinin eşi ile kavga edip Bahçelievler şubesine gönderildiği, iş hayatında başarılı olsa da amirleri tarafından artık bu şubede çalışmasının uygun bulunmayacağı yolunda görüş bildirildiği ve şikayet olayından sonra savunma alındığında kusurlu bulunarak iş aktinin 17/2'ye göre feshedildiği görülmektedir.
Nişanlı olan genç bir kıza ciddi manada ve kabul edemeyeceği derecede sıkıntılarının bulunduğu ve idareye başvurup sarkıntılık hatta tehdide varan ve bir süre temadi eden cinsel taciz iddiasında samimi olduğu yolunda kanaat hasıl oluşmuştur. Yakınları tarafından eylem ciddiye alınarak, davacı iş çıkışında tartaklanmıştır. Tüm birbirini doğrulayan olay zincirinde taciz eylemlerinin gerçek olduğu sonucuna varılarak, işverence disiplin kuruluna sevk edildiği, davacı savunmasında dahi maddi olayı kabul etmiş olduğundan kusurlu bulunarak iş akti 1475/17-II. göre haklı olarak feshedilmiştir. Gerek bu aşamaya kadar gerek gelişen olaylar, gerekse mevcut delil durumuna göre işveren tarafından iş aktinin haklı nedenle feshedilmiş bulunmasında isabetsizlik yoktur.
Mahkemece dosyada mevcut bu delil durumuna rağmen işverenin iş aktini haklı nedenle feshetmediği, cinsel taciz eyleminin disiplin kurulu kararında somut olarak yer almadığından bahisle gerçek dışı yorumlara varılarak buna bağlı olarak ihbar ve kıdem tazminatının kabulüne dair hüküm tesis etmesi isabetli bulunmamıştır.
Bütün anlatılan nedenlerden ötürü davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli usul ve yasaya aykırı bulunan hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2008/14529
K. 2010/1463
T. 28.1.2010
• KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI ( Bir Kadın İşçinin Namus ve İffetini Etkileyebilecek Şekilde Nedensiz Yere Kendisinin Cinsel Tacize Uğradığı Yönünde Bu Kadar Ayrıntılı Olarak Açıklamada Bulunması Hayatın Olağan Akışına Aykırı Olduğu - İstemin Kabulü Gereği )
• CİNSEL TACİZ ( İşyerinde Diğer İşçinin Cinsel Tacizde Bulunması - Bir Kadın İşçinin Namus ve İffetini Etkileyebilecek Şekilde Nedensiz Yere Kendisinin Cinsel Tacize Uğradığı Yönünde Ayrıntılı Olarak Açıklamada Bulunması Hayatın Olağan Akışına Aykırı Olduğu/Kıdem ve İhbar Tazminatının Kabulü Gereği )
• İŞYERİNDE BAŞKA İŞÇİNİN CİNSEL TACİZDE BULUNMASI ( Bir Kadın İşçinin Namus ve İffetini Etkileyebilecek Şekilde Nedensiz Yere Kendisinin Cinsel Tacize Uğradığı Yönünde Ayrıntılı Olarak Açıklamada Bulunması Hayatın Olağan Akışına Aykırı Olduğu - Kıdem ve İhbar Tazminatının Kabulü Gereği )
1475/m.14
4857/m.24/II-b
ÖZET : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı taciz eylemlerinin başka işçilerden uzak yerlerde ve yalnız iken gerçekleştiğini, ustabaşının devamlı bakışlarıyla taciz ettiğini, kendisine yalnız kalmalarını sağlamaya yönelik işler verdiğini, etiketsiz dolaplara etiketlemek için o bölüme gittiklerini, etiket yanlarında olmadığından almak için ayrılmak istediğinde ustanın şu an gerekli değil, ben gerekirse sana söylerim dediğini ve diğer olayları samimi bir şekilde anlatmış ve işverene de bildirmiştir. Gerekirse yüzleşmeyi bile talep etmiştir. Gerçekten, bir kadın işçinin namus ve iffetini etkileyebilecek şekilde nedensiz yere kendisinin cinsel tacize uğradığı yönünde bu kadar ayrıntılı olarak açıklamada bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının samimi beyanları ve dosyadaki bulgular doğrultusunda kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekir.
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla , dava dosyası için Tetkik Hakimi U. Ocak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davacının dolap imalatı kısmında işçi olarak çalıştığını, bölüm ustasının tacize varan davranışlarını işverene bildirmesi üzerine ustanın kalite kontrol bölümüne gönderildiğini, ancak işverenin 12.9.2006 tarihinde haksız olarak feshettiğini iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının ustabaşı A.'nin 2.8.2006 tarihinde tartışma çıkarması, işini yapmaması ve bu sebeple uyarmasından sonra ustası hakkında bana asılıyor, askıntı oluyor şeklinde yalan ve iftira dolu dedikodu yaydığını, diğer işçileri dinlediklerinde görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığının anlaşıldığını, davacının tanıklara ustabaşının kendisine erkeğimsi bakışlar ile tacizde bulunduğunu, gözü olduğunu, işyerinde kendisine göre erkek olmadığını, işyerinde memnuniyetsizliğinin bulunduğunu söylediğini, davacının işyerinde arkadaşları ile tartışması ve görevlerini yerine getirmemeye başlaması, işyeri huzur ve disiplinini bozması, ustabaşının bu iddia sebebiyle küçük düşürüldüğü, onurunun kırıldığı anlaşıldığından sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ustanın kendisini taciz ettiğini ispatlayamadığı, iddiaların asılsız olduğu kanaatine varılarak sözleşmenin haklı feshedildiği anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatı talepleri reddedilmiştir. İşçinin işyerinde maruz kaldığı cinsel taciz sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşçinin işyerinde maruz kaldığı cinsel taciz sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşverenin cinsel tacizde bulunması, 4857 Sayılı İş Kanununun 24/ll-b maddesinde işçinin haklı olarak iş sözleşmesinin feshine imkan veren nedenler arasında gösterilmiştir. İşveren vekilinin bu tür davranışı da aynı bent kapsamında değerlendirilmelidir. İşyerinde cinsel taciz eyleminin başka bir işçi ya da üçüncü bir kişi ( örneğin müşteri ) tarafından gerçekleştirilmesi de imkan dahilindedir. İşyeri, işverenin hakimiyet alanı oluşturur ve işverenin işçiyi gözetim borcu, cinsel içerikli bu saldırı kimden gelirse gelsin işçiyi korumayı gerektirir.
İşçinin diğer bir işçi ya da üçüncü kişiler tarafından cinsel tacize uğradığı yasa gereği işverene bildirilmeli ve gerekli önlemleri alması istenmelidir. İşverence cinsel taciz olayı bilinmekte veya bilinebilecek durumda ise işçinin durumu ayrıca bildirmesine gerek yoktur.
İşverenin önlemi, işçinin maruz kaldığı olayın tekrarlanmasını engellemeye yönelik olmalıdır. Bu yönde önlemin yetersiz kalması da işçiye haklı fesih imkanı verir. Maddenin gerekçesinde, tacizin ağırlığına göre tacizcinin işine son verilmesi de işverence alınması gereken önlemler arasında sayılmıştır.
Cinsel tacizin işyerinde çalışan bir işçi yerine bir üçüncü kişi tarafından ifa edilmiş olmasında ise işverenin önlem olarak, müşteriyi uyarma, müşteri ile ilgilenecek bir başka işçi görevlendirme ve eylemin ağırlığına göre müşteri ile ilişkisini kesme gibi yollara başvurması gerekir.
Somut olayda, davacı taciz eylemlerinin başka işçilerden uzak yerlerde ve yalnız iken gerçekleştiğini, ustabaşının devamlı bakışlarıyla taciz ettiğini, kendisine yalnız kalmalarını sağlamaya yönelik işler verdiğini, etiketsiz dolaplara etiketlemek için o bölüme gittiklerini, etiket yanlarında olmadığından almak için ayrılmak istediğinde ustanın şu an gerekli değil, ben gerekirse sana söylerim dediğini ve diğer olayları samimi bir şekilde anlatmış ve işverene de bildirmiştir. Gerekirse yüzleşmeyi bile talep etmiştir. Gerçekten, bir kadın işçinin namus ve iffetini etkileyebilecek şekilde nedensiz yere kendisinin cinsel tacize uğradığı yönünde bu kadar ayrıntılı olarak açıklamada bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının samimi beyanları ve dosyadaki bulgular doğrultusunda kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 28.1.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.