Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Kazandırıcı Zamanaşımı Zilyetliği Keşif Gideri

YARGITAY
16. Hukuk Dairesi 2010/2240 E.N , 2010/2717 K.N.

İlgili Kavramlar

KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
KEŞİF GİDERİ

Özet
TAŞINMAZIN ÖNCESİNİN TARAFLARIN BABASINA AİT OLDUĞUNU TARAFLAR KABUL ETTİĞİNDEN DAVADA İSPAT KÜLFETİ, SONRADAN SATIN ALDIĞINI İDDİA EDEN DAVALIYA DÜŞMEKTEDİR. KEŞİF GİDERİNİN İSPAT KÜLFETİ KENDİSİNE DÜŞEN TARAFA YÜKLETİLMESİ GEREKİR. İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMAYAN DAVACILARA VERİLEN KESİN SÜRE İÇERİSİNDE KEŞİF GİDERİNİN YATIRILMADIĞINDAN SÖZ EDİLEREK DAVALARININ REDDİNE KARAR VERİLMESİ YASAYA AYKIRIDIR.


İçtihat Metni

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 164 ada 6, 165 ada 7, 176 ada 2, 182 ada 32, 186 ada 38, 182 ada 46, 210 ada 50 parsel sayılı 287.26, 436.45, 851.59, 5959.59, 28052.83, 3759.78 ve 542.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Yahya ve Tekin adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı Döndü ve Şükriye, yasal süresi içinde taşınmazların kök murisleri babaları Rasim'den intikal ettiği ve miras paylarının bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesi gereğince reddine ve çekişme konusu taşınmazların tespit gibi Yahya ve Tekin adlarına eşit paylar oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Şükriye tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacı tarafın keşif giderini verilen kesin süre içinde yatırmaması nedeniyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç, dosya kapsamına uygun değildir. Davacılar, taşınmazların ortak murisleri Rasim'den intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Davalı Tekin duruşmadaki imzalı beyanı ile taşınmazın murisleri Rasim'den kaldığını kabul etmiş; davalı Yahya ise taşınmazların ortak murisleri babaları Rasim'e ait olduğunu; ancak, sağlığında sattığını, kendisinin de satın alan şahıslardan satın aldığını ileri sürmüştür. Taşınmazın öncesinin tarafların babası 1985 yılında vefat eden Rasim'e ait olduğunu taraflar kabul ettiklerine göre, davada ispat külfeti, sonradan satın aldığını iddia eden davalı Yahya'ya düşmektedir. Bu nedenle davalıdan delilleri sorulup, gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir. 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesinin uygulanması için keşif giderinin ispat külfeti kendisine düşen tarafa yükletilmesi gerekir. İspat yükümlülüğü bulunmayan davacılara verilen kesin süre içerisinde keşif giderinin yatırılmadığından söz edilerek davalarının reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır. Kabule göre de; mahkemece hükme esas alınan 10.02.2009 tarihli kesin süreye ilişkin ara kararı, davacılardan Şükriye'ye tebliğ edilmediği halde, davacı Şükriye'ye istediği yeni süre verilmeden keşif giderinin yatırılmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün (BOZULMASINA), 05.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları