Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Kooperatifin Eski Yöneticisi Ve Denetçisi Olan Davalıların

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Tarih: 07/11/2002 Esas No: 2002 / 6803 Karar No: 2002 / 10117

Özü : KOOPERATİFİN ESKİ YÖNETİCİSİ VE DENETÇİSİ OLAN DAVALILARIN GENEL KURULDA ,İBRA EDİLMEMELERİNE VE HAKLARINDA TAZMİNAT VE CEZA DAVASI AÇILMASINA ÇOGUNLUKLA KARAR ALINDIĞINA GÖRE, KOOPERATİFLER KANUNU’NUN YOLLAMA YAPTIĞI TTK’NUN 341.MADDESİNE GÖRE, SORUMLULUK DAVASI AÇILMASI KONUSUNDA YÖNTEMİNCE KARAR ALINDIĞININ KABULÜ İLE DAVACI KOOPERATİF DENETÇİLERİNİN DAVAYA MUVAFAKATLARININ SAĞLANMASI VEYA DAVAYI AÇAN VEKİLE VEKALETNAME SUNMA OLANAĞI TANINARAK UYUŞMAZLIĞIN ESASI ÇÖZÜLMELİDİR.ANILAN YASAL PROSEDÜR DAVA ŞARTI OLMAYIP, HUMK’UN 39.MADDESİNE GÖRE TAMAMLAMA OLANAĞI VERİLMESİ GEREKEN USULİ EKSİKLİKTİR.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Kadıköy A. 2. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.01.2002 tarih ve 1998/817-2002/43 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.11.2002 günde davacı avukatı H. Y. ile davalılardan Y. A. ve C. G. avukatı K. Akyıldız gelip, diğer davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim ve denetim kurul üyeleri olan davalıların 2.11.1997 tarihli genel kurulda ibra edilmediklerini ve 19.4.1998 günlü genel kurulda da haklarında tazminat davası açılmasına karar verildiği kooperatif müdürü olan davalı K. A. Ö. ‘ın da sorumlu olduğunu ileri sürerek, 50.000.000.000 TL. tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava tarihinde ve yargılama boyunca bu davada uygulanması gereken 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla TTK.nun 341. maddesince öngörülen biçimde sorumluluk davası için genel kurulca alınmış karar önkoşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek , davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı kooperatifin eski yöneticisi ve denetçisi olan davalıların görevleri sırasında kooperatifi zararlandırdıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılar hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun göndermede bulunduğu TTK.nun 341. maddesinde öngörüldüğü nitelikte sorumluluk davası açılması konusunda alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davalıların, 2.11.1997 tarihli genel kurulda ibra edilmemelerine karar verilmiş, 19.4.1998 tarihli genel kurulda ise gündemin 8. maddesi görüşülerek (66) ortak tarafından verilen (14) maddelik önergenin davalılar hakkında tazminat ve ceza davası açılmasına ilişkin (4) nolu önerge oya sunularak bir red oyuna karşı (138) oyla kabul edilmiş bulunması karşısında anılan yasa maddesi anlamında sorumluluk davası açılması konusunda yöntemince karar alındığının kabulü ile, davacı kooperatif denetçilerinin davaya muvafakatlerinin sağlanması veya davacı kooperatif adına davayı açan vekile vekaletname verilmesi olanağının davacıya tanınarak davaya devamla uyuşmazlığın esastan karara bağlanması gereğinin yerine getirilmemesi doğru olmadığı gibi, kabul biçimine göre de, anılan yasal prosedürün mahkemece nitelendirildiği gibi dava şartı olmayıp Dairemiz ‘in kararlılık kazanmış uygulamasınca bir usuli eksiklik olmasından dolayı, bu eksikliğin giderilmesi için davacı vekilinin 23.10.2001 tarihli dilekçesindeki istem doğrultusunda HUMK.nun 39. maddesi uyarınca davacıya uygun bir önel tanınarak sonucuna göre işlem yapılması gereğinin davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları