Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Maaş Haczi Emekli Maaşına Birikmiş Nafaka İcinde Haciz Konula Bileceği


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/28762
K. 2011/9895
T. 18.5.2011

• NAFAKA ALACAĞI ( Adi Alacak Olmadığı - Borçlunun Maaşının Haczinin Kabil Olduğu )
• MAAŞ HACZİ ( Takip Dayanağı Nafaka Alacağı Olup Borçlunun Maaşının Haczinin Kabil Olduğu - Borçlunun ve Ailesinin Geçimi İçin İcra Müdürlüğünce Zorunlu Olarak Taktir Edilen Miktar Tenzil Olunduktan Sonra Kalan Bölümünün Haczedilebileceği/Bu Miktar 1/4'ünden Az Olamayacağı )
• SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA BAĞLANAN MAAŞ ( Haczedilebileceği ve Birikmiş Nafaka Alacağının Adi Alacak Olduğunun Kabulü İle İstemin Kabulünün İsabetsiz Olduğu ) 
2004/m.83
5510/m.93

ÖZET : Takip dayanağı nafaka alacağı olup adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir. İ.İ.K.nun 83. madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4'ünden az olamaz.
İcra müdürlüğünce yukarda açıklanan yasal dayanaklar çerçevesinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle sosyal güvenlik kurumunca bağlanan maaşın haczedilebileceği ve birikmiş nafaka alacağının adi alacak olduğunun kabulüyle istemin kabulü isabetsizdir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Takip dosyasının incelenmesinde borçlu hakkında başlatılan ilamlı takip ile birikmiş nafaka alacağı ile birlikte işleyecek aylık nafakanın da istendiği görülmüştür.
İcra müdürlüğünce Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılan haciz müzekkeresi aylık 308.00 TL ile birikmiş nafaka borcu 8.515.00 TL için maaşının 1/4'ünün, nema, ikramiye alacağının ve emekli olması halinde ikramiyenin haczinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
İ.İ.K.nun 83. madde hükmü gereği, borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra 5510 Sayılı yasanın 93. maddesi uyarınca "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ise nafaka borçları dışında haczedilemez" hükümüne göre nafaka borçları için haczedilmezlik kuralı uygulanmamaktadır.

Takip dayanağı nafaka alacağı olup adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir.

İ.İ.K.nun 83. madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4'ünden az olamaz.

İcra müdürlüğünce yukarda açıklanan yasal dayanaklar çerçevesinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle sosyal güvenlik kurumunca bağlanan maaşın haczedilebileceği ve birikmiş nafaka alacağının adi alacak olduğunun kabulüyle istemin kabulü isabetsizdir. 

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 18.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
http://WWW.KARARARA.COM






T.C. YARGITAY 
12.Hukuk Dairesi 
Esas: 2009/3269 
Karar: 2009/13519 
Karar Tarihi: 16.06.2009 

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: 

Karar: Borçlu M.. R.. I..`ın Alman Rant Sigortasından emekli maaşı aldığı hususu tartışmasızdır. 

Her ne kadar Dairemizin, yurtdışından alınan emekli maaşının tamamının haczini engelleyen özel bir yasa hükmü bulunmadığından bahisle, yurtdışı emekli maaşlarının tamamının haczedilebileceğine dair içtihatları bulunmakta ise de, Yargıtay HGK. nun, önüne gelen benzer bir konuda verdiği 2009/12-166 Esas sayılı 10.06.2009 tarihli kararından sonra bu görüş değiştirilerek yurtdışından bağlanan emekli maaşları, İİK. nun 83. maddesi kapsamında değerlendirilmeye başlanılmıştır. <Kısmen haczi caiz olan şeyler> başlığını taşıyan söz konusu maddede <…. tekaüt maaşları……borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez> düzenlemesine yer verilmiştir. Bu bağlamda; Yargıtay HGK. nun 10.06.2009 tarihli kararı Dairemizce de benimsenerek, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilmiştir. 

Somut olayda, ilama bağlanan (30.04.2001 tarihinden itibaren aylık 50.000.000 TL. tedbir nafakasına, kararının kesinleşmesi ile yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilen) nafaka alacağının tahsilini teminen 2003/3324 sayılı takip dosyası ile yapılan ilamlı takip sonucu borçlunun almakta olduğu emekli maaşının 1/4`ne haciz konulduğu ve 03.05.2004 tarihinden itibaren de kesintilerin yapılmakta olduğu görülmektedir. Bilahare 2005/773 sayılı takip dosyasından da 19.02.2007 tarihinde, borçlunun emekli maaşının geriye kalan kısmı üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır. 

Borçlu icra mahkemesine başvurarak emekli maaşının tamamının haczedilerek kesildiğini, mağdur duruma düştüğünü, maaşı üzerinde birden fazla haciz olduğunu, hacizlerin sıraya konulması gerektiğini bildirmiş, dolayısıyla haczin kısmen yapılmasına karar verilmesini istemiştir. 

Borçlunun maaş ve ücreti üzerinde daha önce konulmuş haciz bulunsa dahi, mahkemece hükmolunan ve işlemekte olan nafaka alacağı için, borçlunun maaş ve ücreti üzerinde birinci sırada haciz işlemi yapılması ve kalan maaş ve ücretin dörtte birinden az olmamak üzere tespit edilecek miktarının da daha önce haciz koyduran alacaklıya ödenmesi gerekmektedir. 

Nafaka borcunun özelliği göz önünde tutularak ve nafaka ilamının da borçlu aleyhinde icrasının istenmiş olduğu değerlendirilerek, cari aylık nafakanın, borçlunun almakta olduğu emekli maaşından her ay tamamen kesildikten sonra, geri kalan kısmından ne kadarının borçlu ve ailesi efradının geçimleri için gerekli olduğu tespit edilmek suretiyle ve dörtte birinden aşağı olmamak kaydıyla, alacaklı A.. Ş..`in alacağından dolayı da haczi mümkün bulunmaktadır. Birikmiş nafaka alacağının ise, diğer adi alacaklar gibi, daha önce konulan haciz sona erdikten sonra sırası geldiğinde işlem göreceği tabiidir. Bu itibarla icra mahkemesince, borçlunun şikayetinin, yukarıda açıklanan kıstaslar dikkate alınarak değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. 

Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları