Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Mecra İrtifakı

T.C.
YARGITAY
14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3028
KARAR NO: 2006/4183

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.4.1996 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.1.2004 günlü hük-mün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili davalı Ali Topal'a ait 302 parsel sayılı taşınmazdan çıkan kaynak suyunu kendi-sine ait 329 parselin sulanmasında kullanmak amacıyla davalıların rızası ile 15 yıldır 302, 307, 308, 325 ve 327 parsel sayılı taşınmazlardan hat geçirerek kullandığını, ancak davalı Hasan sakak' ın kendi parselinden geçen boruları kırarak zarar verdiğini, ya mevcut güzergah üzerinden yada tespit edilecek bir güzergahtan yer altından boru döşenmesi suretiyle mecra hakkı tesisini istemiştir.
Davalı 302 ve 308 parsel maliki Ali Topal davayı kabul ettiğini, suyu ve mecrayı kendi rızası ile verdiğini beyan etmiş, dayalı 307 parsel maliki Hasan Sakak ise davayı kabul etmediğini, kendi parselinden mecranın geçirilmesini istemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece en uygun güzergah olarak Jeoloji Mühendisi Atilla Macartay, Meteoroloji Mühen-disi Ekrem Özer ve Hidrolog Gürbüz Kamiloğlu adlı bilirkişi heyetinin düzenlediği 05.06.2003 tarihli raporda belirtilen 307 ve 328 parsel üzerine işaretlenen ( C ) ve ( C l) güzergahının hüküm altına alına-bilmesi için bu taşınmaz maliklerinden Arife ve Şükrü aleyhine açılmış bir dava olmadığından dava reddedilmiş, hükmü davacı yan temyiz etmiştir.
Dava, açıldığı tarihte yürürlükte olan Medeni Kanunun 668 inci maddesi uyarınca mecra irtifa-kı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca "Gayrımenkul sahipleri yapılacak zarar tama-mıyla ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu ve gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masra-fı mucip bulunur ise, müsaade etmeğe mecburdur "
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin a-ranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hu-kuku ilkelerinden alması nedeniyle aşağıdaki hususlar üzerinde durmak gerekmektedir. Şöyle ki; 
1- Öncelikle davacının su yolu ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.
2- İrtifak hakları taşınmazlar leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine irtifak kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almalan sağlanmalıdır.
3- İrtifak hakkının kurulabilmesi için öncelikle, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleşti-rilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden bu hak kurulmalıdır.
4- Mecra irtifakının bağlanacağı su yolu ya da kaynağı ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlanmalıdır.
5- Su yolunun niteliği suyun nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
6- İrtifak hakkının bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.
7- Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
8- Anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Somut olayda; hangi güzergahın uygun olacağı tüm deliller toplandıktan sonra belirleneceğin-den dava açılmadan önce bu hususun davacı tarafından belirlenememesi davanın eksik hasma yöneltil-diği anlamına gelmez. 05.06.2003 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra 307 ve 328 parsel maliklerine de husumet yöneltilmesi saptandığına göre davacıya, bu parsel maliklerini harçlandırılmış dilekçe ile davaya dahil etmek yada usulüne uygun bir dava açmak ve açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesini sağlamak için mehil verilmeli, onlarında savunmaları sorulup delilleri top-landıktan sonra bir sonuca ulaşılmalıdır. Bu yön gözardı edilerek davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMA-SINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları