Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Mera Kayıtlarının Uygulanması

T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
ESAS 2003 KARAR
1903 1324 
-Y A R G I T A Y İ L A M I -

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalılar adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hazine tapusunun oluşturulduğu tarihe kadar taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 46/1 maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüşüyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı hazinenin dayanağını teşkil eden ve 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümlerince oluşturulan kaydın taşınmaza uygunluğu uygulamayla saptandığı gibi, bu yön mahkemenin de kabulündedir. İddia, savunma ve aşamalardaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre uyuşmazlık, davada 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 46/1 maddesinde öngürülen taşınmaz edinme koşullarının davalılar yararına gerçekleşip gerçekleşmediği yönündedir. Tapunun dayanağı belirtmelik tutanağında taşınmazın hali ve mer'a ya elatmak suretiyle elde edildiğine yer verilmesine karşın bu yönde yöntemine uygun bir mer'a araştırması yapılmamıştır. Her nekadar yerel bilirkişi taşınmazda davalıların ve babasının hazine tapusunun oluşturulduğu güne kadar 20 yılı aşan zilyetliğine değinmiş ise de, davalı tanıklarınca davalıların ve babasının zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi konusunda kesin ve inandırıcı bir bilgi verilmemiştir. Yine belirtmelik bilirkişilerinin sağ olup olmadıkları araştırılmamış, usule aykırı olarak taşınmazın başında dinlenmesi gereken tanık Ahmet de duruşmada dinlenilmiştir. 
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle taşınmazın bulunduğu yöre ile ilgili olarak mer'a tahsis kaydı yada kararı olup olmadığı merciinden sorulup, olduğunda tutanak ve haritaları getirtilmeli, belirtmelik tutanağındaki açıklama karşısında taraflardan komşu köylerden yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, aynı yöntemle bir yerel bilirkişi temini yoluna gidilmeli, belirtmelik bilirkişilerinin sağ olup olmadıkları araştırılmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tutanak bilirkişileri ve hayatta bulunmaları halinde belirtmelik bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olup olmadığı, değilse kimden kaldığı davalılar ve babasının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, olduğunda mer'a haritası yada kaydı yerine uygulanmalı, taşınmazın öncesinin mer'a olduğunun belirlenmesi durumunda kamu orta malı niteliğindeki bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılma olanağı bulunmadığı düşünülmeli, komşu parsellere ilişkin olarak verilip kesinleşen kararlar bulunup bulunmadığı araştırılarak olduğunda getirtilip davaya etkisi üzerinde durulmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 27.2.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları