Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Mirastan Feragat-Miras Sözleşmesi-Resmi Vasiyet

T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
E. 1990/16105
K. 1990/15573
T. 20.12.1990
• KADASTRO TESPİTİ ( İtirazı Komisyonca Reddedilen Davacı Taşınmazın Kök Miras Bırakandan Kalıp Kendi Payı da Olduğunu İleri Sürerek Dava Açması )
• MİRASTAN FERAGAT ( Bu Sözleşmenin Geçerli Olabilmesi için Miras Sözleşmeleri gibi Resmi Vasiyet Şeklinde Yapılması )
• RESMİ VASİYET ( Mirastan Feragat Sözleşmesinin Geçerli Olabilmesi için Miras Sözleşmeleri gibi Bu Şekilde Yapılması )
• MİRAS SÖZLEŞMELERİ ( Mirastan Feragat Sözleşmelerinin Geçerli Olabilmesi için Bu Sözleşmeler gibi Resmi Vasiyet Şeklinde Yapılması )
743/m.475,492
ÖZET : Mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, miras sözleşmeleri gibi resmi vasiyet şeklinde yapılması gerekir. 

DAVA : Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü: 

KARAR : Dava konusu 732 parsel sayılı 7050 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen belgeli zilyetliğe, paylaşmaya, bağışlamaya dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. İtirazı Komisyonca reddedilen davacı Güllü taşınmazın kök miras bırakandan kalıp, kendi payı da olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalı taraf adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Güllü tarafından temyiz edilmiştir. 

Dava konusu taşınmazın 1945 tarihinde ölen Sadık'a ait olduğu ölümüyle mirasçılarına kaldığı yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık; davacının miras bırakanı Şirin ile Sadık'ın arasında köy ihtiyar heyeti aracılığı ile yapılan 5.3.1932 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ve taşınmazda davacının annesi Şirin'den gelen miras hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Medeni Kanunun 475. maddesi ve bu konudaki 11.2.1959 tarihli, 16/14 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mirastan feragat sözleşmesi, bütün miras mukaveleleri gibi Medeni Kanunun 492. maddesi hükmünce resmi vasiyet şeklinde yapılması gerekir. Oysa, 5.3.1932 tarihli sözleşme resmi vasiyet şeklinde yapılmamıştır. Bu nedenle davalı taraf anılan sözleşmeye dayanamaz. Mirasçılar arasında zamanaşımı hükümleri de uygulanmaz, bu durumda, mahkemece Sadık terekesinde kızı Şirin'in miras hakkının 1/4 oranında bulunduğu gözönünde tutularak Şirin mirasçılarının araştırılıp davacının Şirin terekesindeki miras payı saptanmalı ve bu payın davacı, arta kalan payın ise iştirak halinde bulunduğu da belirtilerek davalı taraf adına tapuya tesciline karar verilmelidir. 

SONUÇ : Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ), 20.12.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları