Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Tarım Bağ-Kur Sigortalısı 6111 Sayılı Kanundan Faydalanma

YARGITAY 
10.Hukuk Dairesi

Esas Karar
2011/19510 2011/19438

Davacı 1994 yılındaki ilk tevkifatı takip eden aybaşından 31.05.2004 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma hakkının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, davacının 01.05.1995 - 31.12.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının tespitine karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Birikmiş prim borçlarını ödemek amacıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak için 31.05.2011 tarihine kadar davalı Kuruma başvurmak ya da buna ilişkin mahkemeden talepte bulunmak gerekir. Anılan istemi içeren davanın yasal süre geçtikten sonra 28.06.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 31.05.2011 tarihine kadar davacının, davalı Kurumdan birikmiş prim borçlarını ödemede 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma isteğinde bulunup bulunmadığı araştırılarak; bulunmuşsa, şimdiki gibi karar verilmesi; bulunmamışsa, buna ilişkin isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. 

3-Kabule göre de, yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, ğ. bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir. 

29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.

Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (HMK m. 326/2).

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.

Eldeki davada; talep edilen sürenin tamamı kabul edilmemiş olmakla davacı kısmen haksız çıkmıştır. Bu nedenle de, kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalı lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları