Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Tesbit Harici Bırakılan Yerler   Kadastro Mahkemesinin Görev

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

Esas No:2008/17037 
Karar No:2009/1258 

AKTİF DAVA EHLİYETİ
GÖREVLİ MAHKEME
ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ
TESPİT DIŞI BIRAKILAN YERLER

Özet

ORMAN KADASTROSU SIRASINDA TESPİT DIŞI BIRAKILAN YERLERİN ORMAN SINIRI İÇİNE ALINMASI İÇİN ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN AKTİF DAVA EHLİYETİ BULUNDUĞU GİBİ, 3402 SAYILI YASA HÜKÜMLERİNE GÖRE YAPILAN ORMAN VE ARAZİ KADASTROSUNDA 6831 VE 3402 SAYILI YASALAR BİRLİKTE UYGULANACAĞINDAN, TESPİT DIŞI BIRAKILAN YERLERİN ORMAN SINIRI İÇİNE ALINMASI KONUSUNDA ASKI İLAN SÜRESİ İÇİNDE ORMAN İDARESİNİN AÇTIĞI DAVANIN KADASTRO MAHKEMELERİNDE GÖRÜLMESİ GEREKİR.

İçtihat Metni

Taraflar arasındaki orman sınırlandırılmasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Orman Yönetimi, S... Kasabası K... Mahallesinde 5304 sayılı Yasa'yla değişik 3402 sayılı Yasa'nın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda, orman niteliği ile tespit tutanağı düzenlenerek kısmi ilana çıkartılan 97.124,03 m2 yüzölçümlü 107 ada 1 numaralı parsele bitişik olan ve ekli krokide 200 numara ile gösterilen taşınmaz, orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman parseli sınırları dışında bırakıldığını bildirerek bu bölümün 107 ada 1 numaralı orman parseline eklenip orman kadastrosu sınırları içine alınarak orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Yasa'nın 26/4. maddesi gereğince "kadastro mahkemesinin görevi her taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, dava konusu yerin kadastro sırasında yol boşluğu olarak paftasında gösterilip tespit tutanağı düzenlenmediği" gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 5304 sayılı Yasa'yla değişik 3402 sayılı Yasa'nın 4. maddesi hükmü gereğince yapılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa'nın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.

Gerçekten, 3402 sayılı Yasa'nın 26/4. maddesi hükmüne göre "kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar". Ancak, aynı Yasa'nın 22.02.2005 gün ve

5304 sayılı Yasa ile 4/3. maddesi değiştirilerek "Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Yasası'na göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır" hükmü yürürlüğe konulmuştur. Yasanın değişik bu hükmü, 6831 sayılı Orman Yasası'nın "Devlet Ormanları ve orman kadastrosu" başlığını taşıyan 7/1. maddesine paralel bir hükümdür. 'Yine, aynı Yasa'nın değişik 4/5. maddesinde "Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilanı alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır." ve 11/1. maddesinde, "Kadastro Müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler, bu cetvelleri ve pafta örneklerini 30 gün ilan ettirir, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir". 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Orman Yasası'nın 11/1. maddesinde, "... tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine ... müracaatla SINIRLAMAYA ve bu Yasa'nın 2. maddesine göre ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMA işlemlerine Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü ile hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise, komisyon kararları kesinleşir" hükümleri mevcuttur.

Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde şu sonuçlara ulaşılmaktadır:

1- 3402 sayılı Yasa'nın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda;

a) Aslında orman olan bir yer orman sayılmayarak (tespit tutanağı düzenlenmeyerek) orman parseli sınırlarının dışında bırakılmışsa, yapılan işlem 3402 sayılı Yasa'nın 4. maddesinin 3. ve 5. fıkraları ile 6831 sayılı Yasa'nın 15.01.2009 gün ve 5831 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince orman kadastro işlemi olduğundan ve 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısım yerler orman kadastro harita ve tutanakları dışında bırakılarak orman sayılmaması halinde, Orman Yönetimi aynı Yasa'nın 11/1. maddesi gereğince altı aylık ilan süresi içinde o yerin orman sınırları içine alınması için kadastro mahkemesinde dava açma olanağı bulunduğu gibi, 3402 sayılı Yasa'nın 4/3. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda da kısmi ilan süresi içinde, Orman Yönetimi ya da Hazine 
tarafından kısmi ilanın yapıldığı tarihte kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir. Sonradan kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken bu yer ile ilgili malik hanesi açık bırakılarak tespit tutanağı düzenlenip kadastro mahkemesine gönderileceğinden, mahkemece, tespit tutanağı, dava dosyası ile birleştirilerek davaya devam edilip orman kadastrosuna itiraz davasının karara bağlanması gerekir (Yönetmelik m. 17/2 dokuzuncu paragraf).

b)Yine, aslında orman olan bir yer, orman sayılmayarak orman parseli içine alınmamış ve tespit tutanağı düzenlenmemişse, Orman Yönetimi ve Hazine kısmi ilan tarihinden önce 3402 sayılı Yasa'nın 7/4. maddesi gereğince tespit tutanağı düzenlenmesini isteyebilir. Bu halde; kadastro ekibi, o yer hakkında tespit tutanağı düzenlemek zorundadır. Kısmi ilan süresi içinde itiraz edilip tutanak düzenlettirilmemişse, daha sonra kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken yine tutanak düzenlenebilir; herhangi bir nedenle tespit tutanağı düzenlenmemişse, yukarıda (a) bendinde açıklandığı gibi, yapılan işlem orman kadastrosu olduğundan ve 6831 sayılı Orman Yasası ile 3402 sayılı Kadastro Yasası birlikte ve iç içe uygulandığından 6831 sayılı Yasa'nın 11/1. maddesinde olduğu gibi, Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü, orman kadastro sınırları dışında (tespit harici) bırakılan taşınmazlar hakkında yine askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilir. Bu durumda; mahkemece dava görev yönünden ret edilmeyip, taraf delilleri toplanıp, davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekir.

c)Orman parsellerinin kısmi ilana çıkartıldığı tarihte orman sınırları dışında bırakılan, ancak daha sonra kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartılan parseller hakkında, Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından askı ilan süresi içinde yine orman savıyla kadastro mahkemesinde dava açılabileceği gibi, başkaları tarafından açılmış davaya 3402 sayılı Yasa'nın 26/D maddesi gereğince asli müdahil olarak katılıp, orman iddiasında bulunabilir.

d)Aslında orman niteliğinde olan bir yer hakkında, kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenmiş ve askı ilan süresi içinde dava açılmayarak tespit tutanağı kesinleşmiş, tapu kaydı oluşmuşsa; yine aynı yönetimler tarafından genel mahkemelerde "devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer ya da orman" iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açabilir.


e)Aslında kültür arazisi olduğu halde, orman niteliğiyle tespit tutanağı düzenlenen yer hakkında, gerçek ya da tüzel kişiler her türlü delile dayanarak askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabiiirlerse de, tespit tutanağının kesinleşmesinden sonra, hukuken orman olan taşınmazlar hakkında özel yasa olan 6831 sayılı Yasa uygulanacağından ve 15.01.2009 gün 5831 sayılı Yasa ile 6831 sayılı Yasa'nın 7/1. maddesinin sonuna eklenen "Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Yasası hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır" hükmü ile HGK'nın 08.06.2006 gün ve 2005/20-327-377 ve 28.06.2006 gün ve 2006/20-467-494 sayılı kararlarında benimsenen görüşler yasa hükmü haline getirilmiş olduğundan, 3402 sayılı Yasa'nın 16/D ve 6831 sayılı Yasa'nın 11/1. maddesi gereğince sadece tapuya dayanılarak, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde orman kadastrosuna itiraz davası açıp, orman nitelikli tapukaydının iptal ve tescili istenebilir.

f)Yukarıda (b) bendinde açıklandığı gibi, 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda, kadastro tutanağı düzenlenmeyerek tespit harici bırakılan yer hakkında, Hazine ya da Orman Yönetimi askı ilan süresi
içinde 3402 sayılı Yasa'nın 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinde o yerin orman sınırı içine alınması konusunda dava açmamışsa, daha sonra genel mahkemede her zaman o yerin orman olarak tapuya tescili için dava açabilir veya 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa'nın 22/4. ya da 15.01.2009 gün 6831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 8.
maddesi hükmüne göre o yerin kadastrosu yapılabilir veya Orman Yönetimi bu yerin 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasa'nın 7. maddesi hükümlerine göre yapacağı orman kadastrosunda bu yeri orman sınırları içine alabilir.

2- İşte, 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda, orman sınırı dışında bırakılan (orman kadastro tutanağı düzenlenmeyen) yerin orman sınırı içine alınması konusunda, Orman Genel Müdür-lüğü'nün aktif dava ehliyeti olduğu gibi, 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman ve arazi kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı Yasa hükümleri birlikte uygulanacağından, kadastro ekiplerince herhangi bir nedenle tutanak düzenlenmeyerek tespit harici bırakılan yerlerin orman sınırı içine alınması konusunda, Orman Genel Müdürlüğü'nün askı ilan süresi içinde açtığı davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu durum, 3402 sayılı Yasa'nın 26/4. maddesinin bir ayrıcalığını oluşturmaktadır.

3- Somut olayda; yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa'nın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz, aynı Yasa'nın 16/B maddesinin 3. bendi gereğince paftasında yol olarak gösterildiğine ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından temyize konu orman kadastrosuna itiraz davası 3402 sayılı Yasa'nın 11/1 ve 6831 sayılı Yasa'nın 11/1. maddeleri uyarınca, kadastro mahkemesinde askı ilan süresi içinde açılıp, taşınmazın orman sınırı içine alınmak suretiyle orman sınırının düzeltilmesi istendiğine ve 3402 sayılı Yasa'nın 26. maddesi kadastro mahkemelerinin sadece arazi kadastrosu işleriyle ilgili olarak zaman bakımından görev ve yetkisini belirlemiş olduğuna göre, yukarıda açıklanan ilkeler gözönünde bulundurularak Orman Yönetimi'nin davasının esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.02.2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları