Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

Türk Soyadının-Yabancı Irk Ve Ulus Adlarıyle Değiştirilemez

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/791
K. 2005/738
T. 14.2.2005
• SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ ( Yeni Takılan Soyadlarının Türk Dilinden Alınması )
• TÜRK DİLİ SEÇİLMESİ ( Yeni Takılan Soyadlarının Bu Şekilde Seçilmesinin Gerekmesi )
• YABANCI SOYADI KULLANILAMAMASI ( 2525 Sayılı Soyadı Yasası Gereğince Yabancı Irk ve Ulus Adları Soyadı Olarak Kullanılamaması )
2525/m.3
4721/m.27
1587/m.46
ÖZET : Yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır. 
DAVA : Dava dilekçesinde adın ve soyadın değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve C.Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. 
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 
KARAR : Davacı dava dilekçesinde, Budizmi kabul ettiğini ve nüfus kaydına da "Budist" olarak işlettiğini belirterek, "Haluk Aslaniskender" olan ad ve soyadının dini inancına uygun düşen "Padmapani Paramabindu" olarak değiştirilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulü ile davacının ad ve soyadının -istem gibi- değiştirilmesine karar verilmiştir. 
Dosyada toplanan bilgi ve belgelere, gerektirici yasal nedenlere ve özellikle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 27. ve Nüfus Yasasının 46/3. maddeleri çerçevesinde kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının öz adının değiştirilmesine ilişkin karar bakımından ileri sürülen temyiz itirazları yerinde değildir. 
:arrow: Ancak; 2525 Sayılı Soyadı Yasasının 3. ve Soyadı Tüzüğü'nün 7. maddelerinde "yabancı ırk ve ulus adları soyadı olarak kullanılamaz", yine Tüzüğün 5. maddesinde "yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır" hükümlerine yer verilmiş olup, davacının almak istediği soyadının anılan Yasa ve tüzüğün sözü edilen hükümlerine aykırı olduğu gözetilmeden, Aslaniskender olan soyadının "Paramabindu" olarak değiştirilmesine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. 
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları