Sorularınız İçin Bizi Arayın: - 0532 113 15 08
Dil Seçimi
Menü
Sosyal Medya
Ara

ZİNA NEDENİYLE DAVALININ MAL REJİMİNDEKİ PAY ORANININ KALDIRILMASI, AKSİ KANAATTE İSE EN AZA İNDİRİLMESİ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN;

Edinilmiş mallara katılma rejiminde; her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. (TMK. m. 236/1) Artık değerin nasıl hesaplanacağı ise, Yasanın 231'nci maddesinde gösterilmiştir. Eklemeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplamı üzerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar artık değerdir. Şu halde, bu rejimde her eş veya mirasçıları, bu miktarın (artık değerin) yarısı (l/2'si) oranında katılma alacağı hakkına sahiptir.


ANCAK ; Kanun, ZİNA veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakime, kusurlu eşin artık değerdeki yasal pay oranının (1/2) hakkaniyete uygun olarak KALDIRILMASINA, yahut azaltılmasına karar verme yetkisi tanımıştır. (TMK. m.236/2) Yasal düzenlemeye göre, azaltılacak veya kaldırılacak olan, artık değer üzerindeki diğer eşin yasal pay oranıdır. Bu oranın, 1/2 değil de, örneğin 1/4 veya 1/8 olarak tespiti (azaltılması) veya tamamen kaldırılması, zina veya hayata kast sebebiyle boşanma halinde söz konusu olacağına göre, bu sebebe dayalı boşanma davasında boşanma ile birlikte karara bağlanması mümkündür.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (Karar : 2015/21007).
"Aldatma veya Hayata Kast Sebepleri Dışında Eşlerin Katılma Alacağı Azaltılamaz.
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlar, araç ve banka hesabında bulunan birikimler nedeniyle 55.000,00 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taşınmazları ve aracı kendi kazancı ile aldığını, borcunun devam ettiği, davacının talep etme hakkı bulunmadığı ve TMK’nun 236/2 maddesi gereğinde davacının katılma alamayacağı gerekçesiyle açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, boşanma davasının davacının ağır kusuru nedeniyle sonuçlandığı gerekçesiyle, TMK’nun 236/2. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. TMK’nun m. 236/2, “Zina (aldatma) veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olaya gelince; eşler, 02.11.2002 tarihinde evlenmiş, 13.09.2011 tarihinde açılan boşanma davasında TMK’nun 166/1-2 maddesinde düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” ve TMK’nun 163.maddesinde düzenlenen “haysiyetsiz hayat sürme” sebeplerinin gerçekleştiğinden bahisle verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. TMK’nun 236/2. maddesindeki düzenlenen eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına ilişkin hüküm edinilmiş mallara katılma rejimine özgü artık değere katılma alacağına ilişkin olduğu gibi; bu maddenin uygulanabilmesi için evliliği sona erdiren boşanma kararının “zina – aldatma (TMK m. 161)” veya “hayata kast (TMK 162)” sebebine dayalı olarak verilmiş olması gerekir. Kesinleşen taraflara ilişkin boşanma kararının ne “zina” ne de “hayata kast” sebebine dayalı olmadığı, TMK’nun 166/1-2 ve 163. maddelelerine göre karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (Karar : 2016/15885)
"Zina ve Evlilik birliğinin sarsılması birlikte talep edilebilir
Davacı-karşı davalı kadın, zina (aldatma)(TMK m.161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebeplerine dayanarak boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacının aldatması nedeniyle hem özel hem de genel sebebe dayanarak boşanma talep edebilir. Mahkemece evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı dava kabul edilmiş, zina sebebine dayalı boşanma davası konusunda ise bir karar verilmemiştir. Zina (aldatma) hukuki sebebine dayalı taleple ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."

Hem Kanun Maddesi Hem De Yargıtay Kararları İle Sabit Hale Geldiği Gibi Zina Yapan Eş tam ve ağır Kusurludur Ve Mal Rejimine dair talebi Halinde Pay Oranının Tamamen Kaldırılması yada azaltılması gerekecektir.

Yorum Bırakın
Danışan Yorumları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam
WhatsApp Destek Hattı
Google Yorumları